!!!işte sen!!
  gripin ile röpörtaj
 
İlaš gibi bir grupİlaç gibi bir grup

Gripin', önce Bronx'taki en favori grubumuz, sonra tüm gece eğlenceleri içinde en favori grubumuz, sonra sevdiğimiz isimlerin konserlerinden önce çalan favori grubumuz ve şimdi de albümünü durmadan dinlediğimiz en favori gruplarımızdan biri olmak şeklinde atlaya zıplaya başarıdan başarıya koşuyor. Bu arada grubun basçısı Evren Gülçığ'ı bir süre zıplamadan durdurmayı başardık ve konuşturabildiğimiz kadar konuşturduk. Bu arada evet, başlıktan dolayı utanç içerisindeyiz.

Gripin adı nereden çıktı? Bir de o sondaki apostrof niye?

Daha albüm fikri yokken, stüdyo zamanlarında bir gün stüdyodan çıkmışız gidiyoruz. Grup kurulalı 1,5 sene olmuş, hala adı yok. Arabayla giderken Gripin fabrikasının önünden geçiyorduk, bir anda çağrışım oldu, Gripin kadını, ilaç, ağrı... Bir de çok özellikli bir ilaçtır Gripin, bakkallarda filan satılır, köylü şehirli fark etmez, herkes içer. Benim çevremde bir sürü insan da içiyor, gerçi ben nasıl içiyorlar inanamıyorum.

Parmak kadar bir şey o. Strafora benzer bir kapsülü var hani.

Tabi tabi. Hatta strafor da olabilir o. Ondan sonra da grubun adı kaldı öyle. Çok da güzel anlamlar yükledik. Hani o Gripin kadınının yüzünde bir hüzün vardır ya bizim parçalarımızda da dikkat ettiyseniz bir parça hüzün vardır (gülüşmeler). Yalnız tam albüm çıkacak, telif filan sorun olmasın dedik. Peki ne yapalım, Gripin İngilizce'deki griping'e benziyor, peki insanlar "ing"yi nasıl kısaltıyorlar, sonuna apostrof koyuyorlar, hadi biz de öyle yapalım dedik. Sonra açtık sözlüğe baktık, "gripe"dan geliyor, o da mide sancısı demek. Oldu işte öyle. Apostrofu da koyduk tepesine, fıstık gibi Gripin oldu işte.

İlaš gibi bir grupSevimsiz ama karşılaştırma yapacağız. Mor ve Ötesi aktivist, Duman boşvermiş... Siz öyle kendi halinizde... Kendinizi nasıl bir yerde görüyorsunuz?

Hiç konumlamadık kendimizi ama mutlaka konumlayacaksak metropol rock grubu diyebiliriz. Şehir insanı için müzik yapıyoruz, zaten çaldığımız yerler de şehirde gördüğünüz gibi. Genel olarak herkesin yaşadığı acıları da müziğimizle anlatıyoruz. Bunun arkasına da politik bir anlam yüklemedik. Uç noktalarda politik düşüncelerimiz yok, bunu müziğe yansıtmanın da zaten bizce hiçbir anlamı olmadığını düşünüyoruz.

Uzun zaman İngilizce cover yaptıktan sonra Türkçe albüm hazırlamak hiç endişe yaratmadı mı?

Hiç yaratmadı. Çünkü biz albüm yapalım diye beste yazmadık. Bir anda Birol bir şarkıyla geldi. İlk parça "Üç"ün çok eski haliydi ve İngilizce yazılmıştı. Düşündük, Türkiye'de yaşıyoruz, neden İngilizce yapalım ki? Türkçe çok da güzel bir dil, bir sürü oyun yapabiliyorsunuz, kelime oyunları, çift anlamlar vesaire... Yavaş yavaş besteler çıkmaya başladı. Albüm yapma gibi bir hedef olmayınca yapılanlar zaten insanın içine siniyor.

İkinci albümde cover var mı?

Düşünüyoruz. Eğer olabilirse "Ele güne" olsa çok iyi olur. Çünkü yapıştı o parça, çalarken çok da keyif alıyoruz

İlaš gibi bir grupProdüktör ile çalışmak kafanızdaki şeylerin değişmesine yol açtı mı?

Pozitif yönde etkiler oldu, bizim göremediğiz şeyleri görmemizi sağladı. Zaten Haluk Kurosman, müzik zevki ve hayata bakışıyla bize benzeyen bir insan. Menajerimiz Hadi de öyle. Dolayısıyla hiçbir sorun yaşamadık, hatta şöyle bir şey oldu. İş nedeniyle Küba'ya gitmem gerekiyordu, bas kayıtlarını tamamladım, 10 gün sonra döndüm, bu sırada diğer çocuklar da kayıtlarını yapmışlar ve düzenlemeler yapılmış. Çok güzelleşmişti parçalar.

Anadolu turu gibi bir şey?

Öyle bir şey yok. Ama olsa hayır demeyiz, işlerimizi ayarlayabilsek çok güzel olur. Hep İstanbul grubu olmak gibi bir durum yok yani. Klip çekimi ile çakışan bir Antalya konseri olmuştu, oradaki insanlar da bütün parçaları bizimle birlikte, keyifle söylüyorlardı, demek ki İstanbul dışında bizi tanıyan birçok insan var.

Videolardan memnun musunuz?

"Boşver"den hiç memnun değildik. "Karışmasın Kimseler" de, yani, "Boşver"den daha iyi olduğu kesin. Hayalimizdeki miydi, hayalimizdeki değildi. Yine de arşivlerdeki yerini alabilecek, yıllar sonra torunlara gösterdiğimde "aa dede ne kadar gençmişsin" dedirtecek, utanmadan sıkılmadan gösterebileceğim bir video oldu.

İlaš gibi bir grupBiliyorsunuz insanlar çok atıp tutuyor arkanızdan, "Birol ruhsuz söylüyor", "klavyeler arkadan kayıt", "davul dışında düzgün bir şey yok"... Ya biz dinleyici olarak hiçbir şey anlamıyoruz ya başka bir Gripin daha var ya da çekemeyen çok?

Hepsi doğrudur, biz playback yapıyoruz, hatta Birol'un sesi de Birol'un sesi değil. Bir Milli Vanilli vakasını Türkiye'de yaşatıyoruz yani (gülüşmeler). Ama bu bir sır, bunu yazma(!).

Gerçi Milli Vanilli'deki çocuklar güzeldi, Birol yani, ee..

Değil mi, Birol'u neden çıkardıysak (kahkalar). Oradaki olay şu bence, internet o kadar serbest bir ortam ki ağzı olan konuşuyor. Bütün eleştirilere son derece açığız ama biz 5 sene boyunca her hafta çaldık. Bu 5 senede mutlaka bizim de zevk almadan çaldığımız birkaç sefer olmuştur; ben ilk saatin sonunda ayakta uyumaya başlamışımdır, Murat kusayım mı kusmayayım mı diye düşünüyordur vesaire. Öyle bir sefere denk gelmiştir, o zaman olabilir. Ama üç dört konser dinlemeden böyle bir yorum yapılması doğru bir şey mi, bence değil. Geçen gün sözlükte bir şey okudum, insan sevmediği bir gruba o kadar yazmaz, başka bir şey var, bir kini var ne bileyim, mantıklı bir eleştiri değil.

Biri sözlükte "televolenin 'gecelerin onlarla bambaşka' olduğunu söylediği grup" yazmış.

Televole'de çıktık biz. İnanması güç ama gerçek. Etiler'in Taksim'e taşındığı dönemdi tam. Televole'de haber olarak "Tarabya-Etiler" karşılaştırması gibi "Beyoğlu-Etiler" yapmışlar. Etiler'de çılgınca eğlenen insanlar out, Taksim'de rock barlarda eğlenenler in şeklinde bir habere konu olduk. Arkasından Birol, Pazar Keyfi sunacaktı ama fazla para vermediler, gitmedi. Hak veriyorum.

Bir ara çok aynı şeyleri çalıyordunuz, neden öyleydi?

Tabi, tembeldik (gülüşmeler). Başlıca sebebi buydu.

Ben aldığınız tepkilerden memnunsunuz gibi bir şey diyeceksin diye bekliyordum.

Tabi, bu daha güzelmiş, öyle olmuştu zaten tabii ki (gülüşmeler). Tembellikten çoğu işte. Bir araya gelip çalışma fırsatımız olduğu zamanlarda albümü kaydediyorduk. Son dönemde biz de fark ettik, yeni bir şeyler çıkacak inşallah.

İlaš gibi bir grupSite de hep aynı.

Tembellik işte o da. Flaşçı benim. Ruhumuza işlemiş tembellik. Klasik Gripin cevabı.

Tekrar "Gripin artık her hafta şurada" gibi bir şey olacak mı?

Öyle bir şey olmayacak. Maksimum, üç hafta arka arkaya aynı yerde olabilir ama iki ay aynı yerde olmayacak. Gripin'in mekanı artık şurası gibi bir şey yok.

Daha albümünüz çıkmadan fanatik hayran kitleniz, sahneye atlamaya çalışan kızlar nasıl oldu?

Bronx'ta başlarken "pek bilinmeyen bir yerde başlayalım ve onunla birlikte bilinelim"di amacımız. Bronx küçücük bir yerdi, orada başladık, bir buçuk sene sonra Bronx daha büyük bir yere taşındı. Eski insanlar daha fazla insanla birlikte geldiler. İnsanların hafta sonu gayet samimi bir ortamda eğlenip, dağıtıp şarkı söylediği bir yer haline geldi Bronx, Gripin de onların grubu oldu. Öyle bir sahiplenme oldu ve çoğuyla gel git derken de arkadaş olduk. Snob bir havamız da yok zaten.

Biri sözlükte "televolenin 'gecelerin onlarla bambaşka' olduğunu söylediği grup" yazmış.

Televole'de çıktık biz. İnanması güç ama gerçek. Etiler'in Taksim'e taşındığı dönemdi tam. Televole'de haber olarak "Tarabya-Etiler" karşılaştırması gibi "Beyoğlu-Etiler" yapmışlar. Etiler'de çılgınca eğlenen insanlar out, Taksim'de rock barlarda eğlenenler in şeklinde bir habere konu olduk. Arkasından Birol, Pazar Keyfi sunacaktı ama fazla para vermediler, gitmedi. Hak veriyorum.

Bir ara çok aynı şeyleri çalıyordunuz, neden öyleydi?

Tabi, tembeldik (gülüşmeler). Başlıca sebebi buydu.

Ben aldığınız tepkilerden memnunsunuz gibi bir şey diyeceksin diye bekliyordum.

Tabi, bu daha güzelmiş, öyle olmuştu zaten tabii ki (gülüşmeler). Tembellikten çoğu işte. Bir araya gelip çalışma fırsatımız olduğu zamanlarda albümü kaydediyorduk. Son dönemde biz de fark ettik, yeni bir şeyler çıkacak inşallah.

İlaš gibi bir grupSite de hep aynı.

Tembellik işte o da. Flaşçı benim. Ruhumuza işlemiş tembellik. Klasik Gripin cevabı.

Tekrar "Gripin artık her hafta şurada" gibi bir şey olacak mı?

Öyle bir şey olmayacak. Maksimum, üç hafta arka arkaya aynı yerde olabilir ama iki ay aynı yerde olmayacak. Gripin'in mekanı artık şurası gibi bir şey yok.

Daha albümünüz çıkmadan fanatik hayran kitleniz, sahneye atlamaya çalışan kızlar nasıl oldu?

Bronx'ta başlarken "pek bilinmeyen bir yerde başlayalım ve onunla birlikte bilinelim"di amacımız. Bronx küçücük bir yerdi, orada başladık, bir buçuk sene sonra Bronx daha büyük bir yere taşındı. Eski insanlar daha fazla insanla birlikte geldiler. İnsanların hafta sonu gayet samimi bir ortamda eğlenip, dağıtıp şarkı söylediği bir yer haline geldi Bronx, Gripin de onların grubu oldu. Öyle bir sahiplenme oldu ve çoğuyla gel git derken de arkadaş olduk. Snob bir havamız da yok zaten.

Albümle birlikte oluşan kitle biraz daha farklı mı, yoksa o eski kitlenin aynısının genişlemiş hali mi?

Bizim hedefimiz ikincisiydi. Ama gördüğümüz şu oldu, çok farklı kesimden insanlar dinler hale gelmişler. Bunun en iyi örneği, bir arkadaşım çalıştığı fabrikada dökümcünün elinde görmüş CD'yi. Ben neden diye sordum gerçi kendime, öyle bir şey yaptık mı, bence yapmadık. Ama oldu. Kötü mü, hayır bence çok güzel.

Aranızda öğrenci var, çalışan var. Önce müzik diyor musunuz?

Önce ders canım (kahkahalar)! Şimdi ailelere karşı sorumluluk filan alalım biraz, önce ders! Önce grup diye bir şey yok, keşke olabilse ama olamıyor, Türkiye şartlarında bu pek mümkün değil. Eşit miktarda götürmeye çalışıyoruz. Yoğun insanlarız. Şehir dışı konserleri hafta sonudur, dengelemeye çalışıyoruz. Çoğu zaman da dengeli görünüyor. Harika, amacımıza ulaşmışız.

Başkaaa...

Şenay Akay?

Doğru en önemlisi oydu değil mi (gülüşmeler)? Siz ne dinleyip eğleniyorsunuz?

Genel olarak grubun ortak zevki Muse. Hiç çalmayız tabii ama seviyoruz!! Son dönemde Keane, Maroon 5 var. Bunun dışında kuzey ülkelerine bir eğilim var grupta son zamanlarda. Elektro cazcılar var.

İlaš gibi bir grupSüper ünlü olmanın Çarkıfelek'li, sabah programlı bir yolu olsa "n'olacak çıkarız" mı dersiniz yoksa istemez misiniz? Ama Emel'li, Arto'lu Çarkıfelek.

Yok, Çarkıfelek olmaz. Hülya Avşar'ın programı olmaz. Olmaz yani o iş. Ama Zaga'ya çıktık. Esra Ceyhan'a giderim. Neden giderim, olay çıkarmaya giderim (kahkalar). (Kötü kötü bakıp) Ne? Eğleniriz de yani.

Buffy mi Angel mı?

Angel tabi. Önce Angel sonra Buffy

 
  Bugün 1 ziyaretçi (6 klik) kişi burdaydı!  
 
Bu web sitesi Řcretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
▄cretsiz kaydol